| Merkez Bankası Döviz Kuru | |||
| ALIŞ | SATIŞ | ||
| USD | 47,0938 | 47,1787 | |
| EURO | 53,8514 | 53,9484 | |
| Bugün: | 5 |
| Dün: | 58 |
| Toplam: | 9125 |
Son yıllarda Tatvan’ı ziyaret ettiğimizde 1970 ve 1980 yıllar arasındaki dönemi düşünmeden edemiyorsunuz ve iki güçlü duygu arasında gidip geliyorsunuz; Bir yanda geçmişe olan Özlem, diğer yandan içinde bulunduğumuz dönemin oluşturduğu Endişe.
Bu yıllarda Tatvan’da yaşamış olanlar, “Denizcilik Bayramının zihnimize yer eden coşkusunu, Fuarın açılışını, İşletme’nin doğa ile iç içe olmasının verdiği huzuru, Van Gölünün keyfini çıkartırken saçlarımızın sararmasını, vücudumuzun soda izlerini taşımasını, her yeni gelen filmi izlemek için sinemaya koşturmamız” Bu saydıklarımız ve buna benzer birçok yaşanmışlık hafızalarımızdan silinmeyen anılarımızın en önemli kısımlarında yer alır.
Bu dönemi yaşayanlar geçmişle, bugünü ister istemez karşılaştırır;
Geçmişte:
Bugün ise:
Bu yüzden sık duyulan ifade: “Tatvan büyüdü ama ruhunu kaybetti.”
İçinde yaşadığımız dönemde kuşkusuz Tatvan’a ulaşımın çok daha iyi bir düzeye geldiğini ve ayrıca daha canlı bir ticaretin olduğunu söylemek mümkün, Ancak, bu kentin plansız bir şekilde büyümesi (her yer apartman), kentin estetik yapısını yok ettiğini ve çok ciddi altyapı sorunlarının (trafik, arıtma, temizlik vb.) kronik bir duruma geldiğini de söylememiz gerekir.
Diğer yandan, bu plansız ve dikey yapılaşma olası bir deprem ve sonuçları konusunda insanları büyük bir endişeye sevk etmektedir. Geçmişte insanlar depremi bugünkü kadar düşünmezdi. En çok kaygı yaratan yer Cumhuriyet Caddesi ile Van Gölü arasında kalan bölge görünmektedir. Geçmişte bu kısımlarda yer alan evler çoğunlukla tek katlı, çok küçük bir kısmı ise iki katlıydı.
Kentin bu plansız büyümesinin yarattığı diğer endişeler ise;
Son söz olarak; “Tatvan büyüdü, gelişti ama eskisi kadar huzurlu değil ve kendine özgün yapısını, kimliğini kaybetti.”
YALÇIN KUZUCU TATVAN EVİ DERNEĞİ YÖN. KRL. BAŞK. YRD. EKONOMİST